Kategori arşivi: Ağız ve Diş Sağlığı

Diş Ağrısı ve Tedavisi

Diş Ağrısı nedenleri arasında ilk sırayı diş çürükleri alır. Diş minesinin aşınması, dişeti hastalıkları ve iltihaplanması gibi nedenlerin yanı sıra sinüzit gibi hastalıklar da diş ağrısına neden olabilir.

Diş ağrısı en zor ağrılardan biri olarak kabul edilir ve ihmal edilmemelidir. Tedavi edilmezse ağrı giderek şiddetlenir ve dayanılmaz bir hal alabilir. Dişeti iltihapları ağrının yanında şişliklere de neden olabilir.

Diş ağrısı ihmal edilmemeli ve diş hekimine gitmekte gecikmemelidir. Çünkü diş ağrısı çok ender olarak kendiliğinden geçer ve hasar görmeye başlayan diş tekrar eski halini almaz. Bu nedenle ağız ve diş sağlığı için erken müdahale ile tedaviye başlanması önemlidir.

Diş ağrısı tedavisi için diş hekiminin tavsiyelerine uymak gerekir. Bununla birlikte diş ağrısını hafifletmek için “Diş ağrısına ne iyi gelir?” dersek: Öncelikle ağrının sebebine bakmak gerekir. Çürük Dişlerden kaynaklanan ağrıların kesin çözümü çürüğün tedavi edilmesidir. İltihaplardan kaynaklanan ağrılar, çoğunlukla iltihabın kuruması ile geçer. Bunun için deuygun bir antibiyotik kullanmak gerekebilir. Ağrı kesiciler diş ağrısına çözüm değildir fakat ağrıyı hafifletmek için kullanılabilir. Dişetlerini tahriş etmemek için aspirin gibi ağrı kesicileri doğrudan ağrıyan bölgeye koymamak gerekir.

Diş ağrısı için şifalı bitkiler kullanmak da yararlı olabilir.Özellikle, sirkeye birer tutam kekik ve kimyon katılıp bununla gargara yapılırsa diş ağrısını kesmekte ve iltihabı kurutmada etkilidir. Bu uygulamaya bir süre devam etmek gerekir.


Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !

Diş Çürümesi

Diş çürükleri, diş yüzeyinde, diş aralarında ve diş kökünde koyu renkte ve daha çok oyuklar şeklinde görülen bozulmalardır. Neredeyse herkes hayatının bir döneminde diş çürüğü ile karşılaşmıştır.

Diş Çürümesinin nedenleri başta bakteriler, bakterilerin asit oluşturmasına sebep olan besin artıkları ve hassas diş yüzeyidir. Ağızda bulunan bakteriler, diş yüzeyinde ve diş aralarında biriken besin artıklarından asit oluşumuna neden olurlar. . Bu asit diş minesine zarar verir ve zamanla dişte kararma ve oyuk şeklinde çürümeye neden olur. Dişin dış yüzeyinde ve diş aralarında oluşan çürüklerin yanında diş kökünde de çürüme meydana gelebilir. Diş kökü çürüğü daha geç fark edilebilir, fakat ihmal edilmemelidir.

Karbonhidrat açısından zengin besinler olanşekerlive unlu yiyecekleri çok tüketenlerde çürük riski daha fazladır. Yeterince florür alınmaması ve tükürük salgısını azaltan ilaçlar ve hastalıklar da çürük oluşumunu hızlandırır.

Diş çürüğünü önlemek için diş ve ağız temizliğine özen göstermek gerekir. Ayrıca diş minesini zayıflatacak şeylerden, asitli içecekler, metal gibi, uzak durulmalıdır.

Çürüğün en önemli belirtileri dişte oluşan koyu lekeler ve diş ağrısıdır. Diş ağrısı şikâyeti çürük ilerledikçe artar ve diş çürüğü tedavi edilmezse bu ağrı sürekli bir hal alabilir. Ayrıca soğuk, sıcak, tatlı ya da ekşi diş ağrısını tetikleyebilir.

Çürük Diş tedavi edilmezse pek çok hastalığa da zemin hazırlar. Çürük Dişin Zararları arasında ağız kokusu, enfeksiyon, kalp ve damar hastalıkları sayılabilir. Ayrıca, çürük diş vücudun zayıf noktasını teşkil ederek bağışıklık sisteminde gedik açmaktadır.

Çürük Tedavisi, dişin ve diş çürüğünün durumuna göre yapılır. Diş yüzeyinde oluşmuş çürük ve oyuklar temizlendikten sonra çeşitli dolgu maddeleri ile dolgu yapılabilir. Dolgu yaparken amaç, dişi çürütücü etkenler için barınak haline gelen çürüğü temizlemek ve dişi tekrar iş görebilir hale getirmektir. Eğer çürük çok ilerlemişse ya da dişi kaybedecek seviyede iltihap oluşmuşsa kanal tedavisi uygulanabilir. Kanal tedavisi lokal anestezi altında, diş köküne ve dişin temeline zarar vermeden, diş özüne işlemiş olan çürüğü temizleyip oluşan boşluğu uygun dolgu maddeleri ile dolgu yapmaktır.

Diş dolgusu ve kanal tedavisi uygulanamayacak durumlarda çürük diş çekilir.

Diş Beyazlatma

Kalıtımsal etkenlerin yanı sıra çay, kahve, sigara, beslenme tarzı, yaşlılık vb. gibi etkenlerden dolayı her insanın diş rengi farklılık gösterir.

Diş Beyazlatma rengini kaybetmiş, sararmış dişlerin klinikte ya da evde çeşitli tekniklerle beyazlığını kazanması işlemidir. Diş üzerindeki lekelertemizlik ile çıkabilir. Dişin rengini kaybetmesi kirlenmeden farklı bir durumdur ve Diş Beyazlatmada diş içine işlemiş olan renk kaybının giderilip dişlerin daha beyaz bir görünüm alması amaçlanır.

Diş Kliniğinde yapılan beyazlatma işlemi daha kısa sürmekte ve daha iyi sonuç elde edilmektedir. Bununla birlikte evde diş beyazlatma kendi kendine uygulanabileceği için tercih edilebilir.

Diş Beyazlatma işlemi her yüz kişiden 90’ına rahatlıkla uygulanabilmektedir ve bu beyazlatma kalıcıdır. Beyazlatma sonrası %15-20 dolayında diş renginin zamanla beyazlığını bir miktar kaybetmesine rastlanmaktadır. Böyle durumlarda ilk beyazlatma işleminden 6 ay sonra 1 kez daha beyazlatma yapılırsa sorun kalmamaktadır.

Evde diş beyazlatma günde 7 saat (genelde gece) uygulama ile bir kaç hafta sonunda istenen sonuç alınabilmektedir. Günlük uygulama süresi arttırılarak daha kısa sürede sonuç alınabilir.

Tedavi esnasında sıcağa ve soğuğa karşı duyarlılık oluşabilir, fakat bu durum tedavi bittiğinde geçmektedir. Diş Beyazlatma ücret olarak alt ve üst çenenin tamamı için ortalama 250 TL’den başlamaktadır. Evde Beyazlatma için kullanılan ürünler ise fiyat bakımından çok geniş bir aralıktadır ve güvenilir ürünleri kullanmaya dikkat etmek gerekir.

Bitkisel Diş Beyazlatma için Çilek gibi bitkiler kullanılmaktadır. Dişleri beyazlatmak için kurutulmuş Adaçayı toz haline getirilip ağız ve diş temizliğinde kullanılırsa dişleri beyazlatır ve sağlamlaştırır. Karbonat gibi ürünlerle de dişlere beyazlık kazandırmak mümkündür, fakat dişlerde aşınma yapabilecek uygulamalardan kaçınmak gerekir.

Ağız Kokusu

Ağız kokusunun en önemli nedeni çürük dişler ve dişeti hastalıklarıdır. Bunların dışında, kokulu yiyecekler, sigara, yetersiz ağız temizliği, hazımsızlık gibi sindirim sistemi problemleri ve sinüzit gibi üst solunum yolları hastalıkları ağız kokusuna neden olabilmektedir. Ayrıca açlık ve bazı ilaçlar da ağız kokusu yapmaktadır.

Ağız Kokusu Nasıl Giderilir? Ağız Kokusuna karşı ilk yapılması gereken ağız ve diş temizliğine özen göstermektir. Eğer çürük diş varsa tedavi ettirilmelidir. Bütün bu önlemlere rağmen geçmeyen ve sürekli bir hal alan nefes kokusunun nedeni şeker hastalığı, kansızlık gibi hastalıklar olabilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir doktora başvurmak gerekir.

Ağız Kokusu için Şifalı Bitkiler: Ağız kokusunun bitkisel yöntemlerle üstesinden gelmek mümkündür. Karanfil çiğnemek ağız kokusunu alır. Naneli sakızlar da ağız kokusunu gidermekte faydalıdır. Tarçın ağızdaki bakterileri yok eder. Sirke, kimyon ve kekik de yararlıdır. Tabi bütün bu sayılanlar ağızdan kaynaklanan ağız kokusu için kullanılabilir. Ağız dışı etkenlerden kaynaklanan ağız kokularında doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.