Etiket arşivi: nedir

Basur Otu ve Basur Otunun Faydaları

Basur Otu (Ranunculus ficaria): Düğünçiçeği olarak da bilinen Basurotu çalılıklarda yetişen, kalp şeklinde yaprakları olan, sarıçiçekli küçük bir bitkidir. Bol miktarda C vitamini içerir ancak aynı zamanda zehirli bileşikler içerdiği için yenmez.

Basur Otunun Faydaları ve Etkileri: Adından da anlaşılacağı gibi basur şikayetlerini gidermekte faydalıdır.

Şifalı Bitkiler: Basur Otu ve Basur Otunun Faydaları, Ranunculus ficaria

Basur Otu Nasıl Kullanılır? Kökü kaynatılıp lapa haline getirildikten sonra basur memelerine sürülerek kullanılır. Ayrıca, mikrop öldürücü etkisinden dolayı yara ve kesiklerin kenarlarını temizlemekte de kullanılabilir. Zehirli bir bitki olduğu için dahilen kullanılmaz.

Barut Ağacı kabuğunun faydaları

Barut Ağacı (Rhamnus frangula): 5 metreye kadar boylanabilen, siyah renkli meyveleri olan bir ağaçtır. Erkek Akdiken olarak da bilinir. İçerisinde tanen, acı madde, şekerler, saponin, frangulin gibi maddeler bulunur.

Barut Ağacı Kabuğunun Faydaları ve Etkileri: İdrar söktürücü etkisi ile kabızlığa karşı etkili bir müshildir. Spazm çözücüdür. Sarılık, siroz gibi karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Dolaşım bozukluğu, gut, hemoroit şikayetlerine karşı da etkilidir.

Şifalı Bitkiler: Barut Ağacı ve Barut Ağacı Kabuğunun Faydaları, Rhamnus frangula

Barut Ağacı Kabuğu Nasıl Kullanılır? Orta yaşlı dallarının kabukları 1 yıl bekletildikten sonra toz haline getirilerek suda kaynatılmak sûretiyle çayı yapılarak içilebileceği gibi bu çay haricen yaralara pansuman yapılarak yaraların iyileşmesinin hızlandırılması için de kullanılabilir. Taze kabuklar kusturucu etki gösterir. Bu nedenle, eğer kusturucu etkisinden faydalanılmak isteniyorsa taze kabuklar kullanılır.

Ararot

Ararot (Maranta arundinacea): Çeşitli bitkilerin köklerindeki yumrulardan elde edilen kokusuz ve tatsız, nişastaya benzeyen, sindirimi kolay beyaz bir toz olan Ararot “Maranta nişastası” olarak da bilinir.

Ararot ve Ararotun Faydaları

Ararot

Ararotun Faydaları: Çocuk gelişimini destekler. Nekahat devresini kısaltır ve halsizliği giderir. Bu nedenle, çocuklar ve hastalar için muhallebi gibi yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılır.

Ararot nasıl kullanılır? Çocuk mamalarında sıklıkla kullanılır. Hastaların halsizliğini gidermek için de hastalara verilir. Ayrıca, meyveli jölelerde kıvamı tutturmak için ve dondurmalarda buz parçacıkları oluşmasını önlemek için de kullanılmaktadır.

Zatürre Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Zatürre Nedir? Halk arasında akciğer iltihabı, tıp dilinde ise pnömani olarak bilinen zatürre, sancı, ateş ve öksürükle beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığıdır. 3 çeşittir.

Zatürre Nedenleri: İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar sebep olmaktadır. Zatürre’ye yol açan 30’un üzerinde mikroorganizma tanımlanmıştır.

Zatürre Belirtileri: En belirgin belirtileri sancı, yüksek ateş ve öksürüktür. Hastada genel bir halsizlik görülür. Ayrıca, iştah azalması ve kilo verme, dalgınlık, baş dönmesi, şiddetli baş ve boğaz ağrısı, balgam, aşırı susuzluk hissi, kuru ve beyaz dil gibi belirtiler de görülebilir.

Bu genel nedenlerin ve belirtilerin dışında zatürre türlerini ayrı ayrı inceleyecek olursak:

Lober Pnömoni: Pnömokok adı verilen mikropların neden olduğu zatürre türüdür. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir.

Virüs Zatürresi: Virüslerin neden olduğu bir çeşit zatürredir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır.

Bronköpnomoni: İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de
kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker, rengi de soluktur.

Zatürre Tedavisi: Doktor tedavisi şarttır. Diğer taraftan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazla misafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına, içine sıcak su doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.

Verem Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi, Nedir? Nedenleri

Verem Nedir? Verem, diğer adıyla tüberküloz, Koch basili adındaki verem mikrobundan kaynaklanan bulaşıcı bir hastalıktır. Verem mikrobunun temel yerleşim yeri akciğerler olmakla birlikte kan yoluyla tüm vücuda yayılabilir.

Verem Nedenleri: Hastalığın ana nedeni, koch basili denilen verem mikrobudur. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, şeker hastalığı, üzüntü ve stres, grip, boğmaca ve kızamık gibi hastalıklar vücut direncinin azalmasına ve buna bağlı olarak da hastalığın bulaşma ihtimalinin artmasına neden olur.

Verem Nasıl Bulaşır? Verem, verem mikrobunu taşıyan aktif verem hastası kişilerden öksürük, hapşırma ya da yakından konuşma sonucu hava yoluyla bulaşır.

Verem Belirtileri: Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve 38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar.

Üçüncü devrede, verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir.

Verem Tedavisi: Tedavinin ilk şartı iyi beslenme ve temiz havadır. Ayrıca, genel sağlığı ve morali korumak vücut direncini arttırmak ve iyileşmeyi kolaylaştırmak açısından önemlidir. Hastalanan kişinin tanısı konulduktan sonra mutlaka en az 6 ay süreyle, başta çeşitli antibiyotikler olmak üzere, ilaç tedavisi görmesi gerekmektedir. İlaç tedavisinin sonucunda iyileşme görülen hastalar belli aralıklarla Verem Savaş Dispanseri’ne kontrole giderler.

Tansiyon Düşüklüğü Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Tansiyon Nedir? Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir. Tansiyon yaşa, bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterebilir.

Yaşlandıkça bir miktar tansiyon yükselmesi normaldir.

Büyük tansiyon, 11’den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. Ancak 11’in hemen altında olan değerler kişinin o anki geçici durumundan da kaynaklanabilir, örneğin yeni uykudan kalkan birinin nabzı düşük olacaktır. Ancak, 11’in çok altında değerler önlem alınmasını gerektirir.

Tansiyon düşüklüğünün nedenleri: Tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle, tansiyon düşüklüğü tanı ve tedavisi için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Tansiyon düşüklüğü belirtileriBaş dönmesi, göz kararması, halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, uyku hali ve görme bozuklukları en sık görülen belirtileridir ancak bu belirtiler başka nedenlerden de kaynaklanabileceği için tek başına yeterli veri vermeyebilir. En sağlıklı yöntem bir tansiyon aleti ile tansiyonu ölçmektir.

Tansiyon düşüklüğü nasıl tedavi edilir? Tedavi, tesbit edilen hastalığa göre yapılır. Geçici tansiyon düşüklüğünde tuzlu ayran içirilirse faydası görülebilir.

Pek çok zaman tansiyon düşüklüğü ile kan şekerinin düşmesi karıştırılabilmektedir. Eğer şikayetleriniz kan şekerinizin düşmesinden kaynaklanıyorsa bir bardak bal şerbeti içmek de faydalı olacaktır. Fakat şikayetlerin devam etmesi halinde bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Siyatik nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Siyatik Nedir? Üst bacağın arka kısmı, arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca yayılan sinir ağrısına siyatik denir. Halk arasında sinir romatizması olarak da adlandırılır.

Siyatik Belirtileri: Siyatik ağrısı, bazen birdenbire gelebileceği gibi bazen de yavaş yavaş ilerler. Otururken, kalkarken, uzanırken hareketler zorlukla yapılır. Belkemiğinin aşağı bölgesi, hassastır. Ağrılar yürürken, öksürürken ve gerinirken daha da artar.

Siyatik Nedenleri: Nedeni, omurlar arasında kıkırdak disklerin yerinden oynaması, yani disk kayması, omurganın alt bölümünün iltihaplanmış veya zedelenmiş olması, dizkapağı iltihabı veya sinir iltihabı olabilir. En çok karşılaşılan neden ise disk kayması sonucu siyatik siniri dediğimiz sinirin kayan disk tarafından sıkıştırılmasıdır.

Bir şey taşırken ya da çalışırken yapılabilecek ters bir hareket disklerin yerinden oynamasına neden olabilir. Aslında, insan vücudu doğru kullanıldığı takdirde çok dayanıklı yaratılmıştır ancak bilinçsiz ve yanlış hareketler sonucu bu tür sağlık sorunları oluşabilmektedir. Örneğin; yerden ağır bir yük kaldıracağımız zaman sırtımızı kambur haline getirip kaldırmaya çalışırsak omurgamıza gereksiz yere kat kat fazla yük bindirmiş oluruz. Bunun yerine diz çökerek ve kaldıracağımız yükü kendimize mümkün olduğu kadar yakın tutarak ve sırtımızın da dik olmasına özen göstererek kaldırırsak omurgamız aynı yükü kaldırmak için çok daha az baskıya maruz kalacaktır.

Siyatik Tedavisi: Tedavinin ilk şartı yatak istirahatidir. Ayrıca yatak altına kalın bir tahta koymalı, iki yastıktan fazla da yastık kullanmamalıdır.

Siyatik tedavisinde öncelikle dinlenme, sıcak ve fizik tedavi uygulamaları yapılır; ağrı kesici ilaçlarla birlikte özellikle B vitamini ve kortizonlu ilaçlar da verilebilmektedir. Doktor kontrolünde verilen egzersizler kişinin eski gücüne ve sağlığına kavuşmasında çok faydalı olmaktadır.

Epilepsi (Sara) Nedir? Belirtileri, Nöbeti ve Tedavisi

Epilepsi Hastalığı Nedir? Epilepsi, daha bilinen ismi ile Sara, bir sinir hastalığıdır. Beyindeki sinir hücrelerinin bulundukları yere göre farklı belirtiler görülebilir.

Epilepsi nöbetleri, dalgınlık şeklinde ortaya çıkabileceği gibi; istemdışı kasılmalar, bilinç kaybı, kendinden geçme şeklinde de ortaya çıkabilir.

Epilepsi Nedenleri: Epilepsi oluşumunda genelde kesin bir sebep bulunmamakla birlikte, epilepsinin sık rastlanılan sebepleri arasında doğuştan ya da doğum esnasında olan beyin hasarları, beyin yaralanmaları, beyin damarlarındaki hastalıklar, beyin tümörleri, alkol ve madde kullanımı gibi durumlar sayılabilir.

Epilepsi Belirtileri: Sara Nöbeti hiç bir uyarıcı olmadan ortaya çıkabileceği gibi; stres,alkol kullanımı, aşırı ya da yanıp sönen ışık gibi beyni uyaran durumlar, uykusuzluk, yanlış beslenme vb. Sara Nöbeti için birer tetikleyici olabilir.

Epilepsi Tedavisi: Sara, doktorun belirlediği uygun ilaçlar kullanılarak, genellikle büyük oranda kontrol altına alınabilmektedir. Bununla birlikte kimi durumlarda cerrahi müdahele de gerekebilmektedir. Uygun tedavi için bir doktora danışılmalıdır.

Sara hastası kişiler, nöbet sırasında kendinden geçebildikleri için kolayca yaralanabilirler. Bu sebeple, epilepsi hastalarının kullandıkları ve yaşadıkları ortamların onlara uygun şekilde düzenlenmesi gerekir:

  • Yerlerin halı gibi yumuşak zeminle kaplanması,
  • Su kullanılan yerlerde elektrikli alet bulundurulmaması,
  • Sivri ve keskin uçlu alet ve eşyaların bulundurulmaması,
  • Epilepsili kişinin taşıt kullanmaması,
  • Kişinin çevresindeki, işyerindeki insanların hastanın durumundan haberdar edilmesi vb.

gibi önlemler, yaralanmaları en aza indirecektir.

Yakınlarda bir kişinin sara nöbeti geçirdiği görülürse; öncelikle kişinin zarar görmesini önlemeye çalışmak, saralı hastanın çevresindeki sivri uçlu, keskin, sert vb. cisimleri uzaklaştırmak gerekir. Eğer kişi nöbet esnasında kusuyorsa, bunu yutmasını engellemek için kişi yan yatırılmalıdır. Sara Nöbeti bir kaç dakika içinde durmamışsa ya da hastanın nefes alamadığı, hastada morarmalar oluştuğu fark edilirse hemen ambulansa yada en yakın sağlık kuruluşuna haber verilmelidir.

Saman nezlesi nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Saman Nezlesi Nedir? Alerjik rinit olarak da adlandırılan saman nezlesi, burun içi örtüsünün iltihaplanması durumudur. Saman nezlesi kimi insanlarda hafif seyrederken bazılarında çok ağır geçmekte ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Saman Nezlesinin Nedenleri: Havayla solunan parçacıklara karşı gelişen allerji saman nezlesine neden olmaktadır. Bunlar genellikle polenlerdir. Bu nedenle, daha çok, çiçeklerin açtığı bahar ve yaz aylarında görülür. Ayrıca, hayvan ve kuş tüyleri de alerjiye neden olabilmektedir. Ailesinde saman nezlesi olanların ve egzama, astım gibi başka alerjik hastalıkları bulunanların saman nezlesine yakalanma oranı daha fazladır.

Saman Nezlesi Belirtileri: Hastada aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma, sulanma ve kaşıntı, sulu burun akıntısı, öksürük ve baş ağrısı görülebilir.

Saman Nezlesi Tedavisi: Bütün alerjik hastalıkların tedavisinde olduğu gibi saman nezlesi tedavisi içinde öncelikle alerjiye neden olan etkenlerden korunmak gerekir. Bunun dışında, tedavi için genellikle saman nezlesi ilacı kullanmakta mümkündür. Bu ilaçlar hızlı sonuç vermekle birlikte kesin tedavi sağlamamaktadır. İlaç tedavisinin dışında aşı tedavisi de uygulanmaktadır. Aşı tedavisi ilaç kullanımından daha kalıcı etkileri olan fakat çok daha uzun bir tedavi sürecini gerektiren bir uygulamadır. Teşhis ve uygun tedavi için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Romatizma nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Romatizma Nedir? Romatizma, kemikleri, eklemleri, eklem çevresindeki dokuları ve hatta sinir köklerini etkileyen bütün hastalıkları adlandırmak için kullanılır. Bir başka deyişle, kaslarda ve özellikle eklemlerde kendini gösteren ağrılı hastalıkların genel adıdır. Romatizma her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Genel olarak Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte bazı türleri erkeklerde daha sık görülür.

Romatizma Nedenleri: Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte kalıtımsal etkenler, cinsiyet, yaş, şişmanlık, nem, çeşitli iltihaplar, bazı ilaçlar romatizma ihtimalini arttıran etkenlerdir.

Romatizma Belirtileri: En sık görülen belirtiler eklemlerde, sırt, bel ve kalçalarda ağrı, eklemleri zor hareket ettirme, tutukluk, halsizlik, yorgunluk, şekil bozuklukları,
kalp sorunlarıdır. Özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında ağrılar ve tutukluk artar. Bu nedenle, özellikle sabahları yataktan kalmakta güçlük çekilebilir. Eklemlerde oluşan iltihaplar şişliklere de neden olabilir.

Romatizma Çeşitleri: Temel olarak iltihaplı romatizma ve iltihaplı olmayan romatizma olarak ikiye ayrılır. Bulunduğu bölgeye göre de yumuşak doku romatizması, eklem romatizması ya da iç organlarda romatizma şeklinde ayrılabileceği gibi, romatizma bu bölgelerde birlikte de görülebilir.

Romatizma Tedavisi: Bütün hastalıklarda olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da en uygun tedavinin yapılabilmesi için erken teşhis ve tanı çok önemlidir. Çoğunlukla erken dönemde teşhisi zordur. Ama bir romotoloğun gözleminde hastalığın gidişatı gözlemlenerek doğru karara varılmalıdır. Çünkü belirli zamanlarda romatizmal hastalıklar değişiklik gösterebilmektedir. Bu yüzden teşhisi ve tanısı bazı durumlarda gecikebilmektedir. Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık müzmin bir şekilde sürebilir. Bu durumda romatizma tedavisinin uzun sürebileceği unutulmamalı ve verilen ilaçlara hekim kontrolünde devam edilmelidir.